Sağlık

Bu Etkenler Demans (Bunama) Riskini Arttırıyor

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr

Demans yada halk arasında sık kullanılan tabir ile “bunama” ilerleyen yaşlarda toplumun yaklaşık %1-2 sini etkileyen bir durumdur. Kısaca tanımlanacak olursa demans (bunama,) beynin bilişssel işlevlerde, düşünmede , dil ve hafıza işlevlerinde süreklilik kazanmış bir yetersizlik ile karakterize klinik tablodur.

Demans (bunama) tanısı alan hastalarda, uygulanan tedavilerin etkinliklerinde farklılıklar gözlense de, henüz kişinin normal yaşamını sürdürme yeteneğinin kaybının önüne geçilemiyor. Lancet’te yayımlanan son araştırmalar değerlendirildiğinde ilginç bir sonuçla karşı karşıya gelindi. Yaşamın erken dönemlerinde önemli dokuz risk faktöründen kaçınılırsa demans vakalarının yaklaşık üçte bir oranında azaltılabileceği düşünülüyor.

Temmuz ayında Londra’daki Alzheimer Derneği Uluslararası Konferansı’nda demansın başlamasına katkıda bulunan bu dokuz faktör açıklandı. Listenin en başında en yüksek risk oranına sahip faktör olarak orta yaşta işitme kaybı (%9 risk) geliyor. İkinci sırada ise orta öğretimin/lise eğitiminin tamamlanmaması (%8 risk), üçüncü sırada ise sigara kullanımı (%5 risk) var. Listenin dördüncü sırasında %4 risk oranıyla genç yaşta görülen depresyonun tedavi edilmemesi geliyor.

Onu %3 risk oranıyla hareketsizlik, %2 risk oranıyla ise sosyal izolasyon izliyor. Listenin son üç sırasında %2 risk oranıyla yüksek tansiyon, %1 risk oranıyla obezite , %1 risk oranıyla ve obeziteyle de ilişkili olarak tip 2 diyabet yer alıyor. Tüm bu etkenler demans riskinin %35’ini oluşturuyor. Bu da demans (bunama) vakalarının aslında üçte birinin önlenebileceği anlamına geliyor.

Bunun diğer bir sonucu da demansın tüm dünyada 818 milyar dolar olan maliyetinin düşmesi. Geri kalan %65 risk ise kişinin tamamen kontrolünün dışında gelişen etkilerle ortaya çıkıyor. Örneğin beyinde protein plakalarının birikmesi ve genetik mutasyon soncu beyinde hasar oluşması gibi. Listede işitme kaybı ilk bakışta hayli dikkat çekici olsa da araştırmacılar sesten uzak olmanın yani duymamanın demansın başlamasına katkıda bulunan sosyal izolasyonun ve depresyonun da artmasına neden olabiliyor. Diğer demans nedenleri ise daha çok eğitim düzeyiyle ilgili. Yayımlanan rapora göre yaşamın ilerleyen dönemlerinde öğrenmeyi sürdürme ve eğitim demans riskini önemli derecede azaltıyor.

2050 yılında demans (bunama) vakalarının sayısının 150 milyonu bulacağı tahmin ediliyor. Araştırmacılar demansın bu yüzyılın en büyük sağlık sorunlarından biri olmasına rağmen, bu dokuz risk faktörü göz önüne alınarak önüne geçilebileceğini düşünüyor.

 

Yorum yapın